Memleket’in Antalya kongresinden notlar

Deniz Demirel yazdı...

Muharrem İnce ve yol arkadaşlarının büyük mücadeleler vererek ve tüm engellemelere karşı direnerek, yozlaşmış bozuk düzene itiraz edip kurduğu Memleket Partisi’nin Antalya ayağını, ilçe teşkilatlarının kongrelerinden buyana yakından takip ediyorum.

Bu süre içerisinde bizzat tanık olduğum üyelerin partiye göstermiş olduğu ilgi ve kurucu il başkanı Hüseyin Baraner ’in, ilçe başkanlarının özverili çalışmaları taktire şayan

Tüm bu özverili çalışmalar sonucunda geçtiğimiz hafta sonu Memleket Partisi 1. Olağan Antalya İl Kongresini gerçekleştirdi. Birkaç basın/yayın kuruluşu gibi akdeniztelgraf.com ekibi olarak tüm kongreyi takip ettik.

Kongrede gözlemlediğim ve not ettiğim şeyleri sizlerle paylaşacağım;

Kongre salonunun ambiyansı çok güzeldi. Süslemeler ve salon bir il kongresine yakışır ihtişama sahipti. Misafirlerin su, içecek ve yiyecek ihtiyaçlarının sorunsuz giderilebilmesi için en küçük ayrıntı bile hesaplanarak bir düzen oluşturulmuş. Bu konuda misafirlerden de benzer övgüler duydum. Kimin emeği geçmişse bir katılımcı olarak teşekkür ederim.

Kongre tam bir demokrasi şöleni, bayram yeri gibiydi. Katılım çok yüksek oldu, tüm ilçeler tam kadro katılım sağlamış, insanlar davul, zurna eşliğinde oynuyor, halaylar çekiyordu.

Ne yazık ki aynı düşünceleri kongrenin işleyişi ve olağan akışı için söylemem pek mümkün değil!

En büyük fiyasko kongrenin açılış metninde yaşandı, tam bir rezaletti…

Memleket Partisi adına kongrenin sunumunu gerçekleştiren ve aynı zamanda il başkan yardımcılığı görevini üstlenen Av. Şefika Aygüneşin, protokole teşekkürlerini sunarken artı parantez Ahmet Başkaya’ya ve basın/yayın organına teşekkür etmesi oldu.

Bu durum bazı üye ve delegeleri ayrıca Memleket Partisi’ni havuz medyasının ambargosuna rağmen ilçelerde dahi takip etmiş, basın mensuplarını rahatsız etti.

Başkaya soyadının Antalya kamuoyu üzerinde yarattığı olumsuz etkiden olsa gerek; salon içindeki o güzel ambiyans bir anda yerini homurdanmalara bıraktı.

Diğer basın/yayın organlarının temsilcileri biranda göz göze geldi ve tebessüm etti. Aslında herkes birbirinin düşüncelerini okudu. Tek kelime ile rezalet!

Umarım benzer bir durum il yönetiminde görevlendirmeler yapılırken de gerçekleşmez! Umarım hak edene hakkı iade edilir. Sonuç itibari ile Memleket Partisi yeni bir parti, vefasızlık ve haksızlıklara itiraz ederek kurulmuş bir partidir. Bu nedenle tribünlere oynayan birkaç kişinin siyasi ikbalini korumak için bu değerlerden vazgeçilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Her neyse konuya dönelim, yakın takipte olduğum için partinin birçok etkinliğinde bulundum, birkaç basın emekçisi ve kuruluşunun dışında Başkayaların ekibine rast gelmedim. Hele ki kongre öncesi bir haftalık süreçte Başkayalar üzerine spekülasyon yaratılarak 4-5 ilçe başkanı arasında anlaşmazlık yaşanmışken; bu neyin teşekkürü, neyin karşılığı idi, metne o isim kim ya da kimler tarafından sokuldu, amaç neydi?

Yeni kurulan bir siyasi partinin il kongresinde teşekkür edecek başka insan, kurum kalmadı/yoktu da böyle bir gaflete nasıl düşüldü, ben dahil hiç kimse anlam veremedi. Fakat büyük tepki topladığı ve salonun sinerjisini bir anda düşürdüğü ayan beyan fark edildi.

Böyle bir tutum karşısında yarın bir gün “basın ambargo uyguluyor, çalışmalarımızı yeteri kadar halka ulaştırmıyor” gibi şikâyette bulunma hakkınızın da elinizden kayıp gittiği düşünülürse, gecesini gündüzüne katan o kadar partilinin emeğine yazık olmayacak mı?

Neyse Allahtan Hüseyin Baraner durumu erken fark etti ve konuşması sırasında tüm basın emekçilerine büyük bir alkış isteyerek durumu toparlamaya, yapılan hatayı, yanlış anlaşılmaları gidermeye çalıştı.

Meraktan sordum ve cevabımı aldım…

Hüseyin Baraner ‘in metinde o ismin yer aldığından haberi yoktu. Hal böyle olunca gazeteci gözüyle durumu şöyle yorumladım;

Hüseyin Baraner ’in güveni ve iyi niyeti suiistimal edilerek, birileri siyaset simsarlığına soyunmuş ve Baraner’i zor durma düşürecek bir çıkmazın içine sürüklemeye çalışmış. Hüseyin Bey’i tanıdığım kadarıyla zaten haberi olsaydı böyle bir rezalete asla müsaade etmezdi.

İkinci büyük fiyasko ve rezalet ise;

5 dk. önce il başkan yardımcısı Av. Şefika Aygüneş ’in kürsüden teşekkür ettiği Ahmet Başkaya’nın, Divan Başkanlığının oylamaya sunduğu Hüseyin Baraner ‘in blok listesi ile seçime girme önergesine; tek başına ayağa kalkıp itiraz etmesi oldu.

Şöyle döndüm arkama; “ufak tefek elini havaya kaldırmış itiraz ediyorum efendim” diyerek zıplayıp duran bir adam “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” diye içimden geçirdim.

Anlam veremediğim bu küçük tribün oyunlarının dışında…

Söz isteyerek duygu ve düşüncelerini paylaşmak isteyen katılımcılar oldu; İyi niyet dileklerini, gelecek umutlarını, hedeflerini, kaygılarını kürsüden dile getirdiler.

Aralarında biri vardı ki heyecanı, ses tonu ve çalışılmış konuşma metni ile dikkat çekti. O isim aynı zamanda Başkan Baraner ’in listesinde yer alan il yönetim kurulu üyelerinden Taner Tuncel.

Taner Tuncel öyle heyecanlı, hararetli bir konuşma yaptı ki hani ihtimal versem; Hüseyin Baraner ’den sonra il başkanlığına aday…

Fakat konuşmanın etkisi beklendiğinin aksine bir etki yaratmış olacak ki bazılarının Tuncel’in konuşmasına atıfta bulunarak; “Sanki bir ara kürsüye Devlet Bahçeli çıktı, indi” ifadelerine kulak misafiri oldum.

İhtimal versem diyorum;

Taner abiyi tanıdığım kadarıyla şahsına münhasır bir yapısı var. Hoş sohbet bir adam, otur sabaha kadar ye, iç muhabbet et. Fakat titiz olduğu gibi bir o kadar da boşboğaz

Hal öyle ki kongrenin bir gün öncesinde yaptığı boşboğazlık yüzünden partisi adına telafisi mümkün olmayacak ciddi bir soruna neden oldu.

Yani demem o ki bu boşboğazlıkla Taner Abi’den il başkanı olmaz…

Muhtemelen kendisinin de böyle bir düşüncesi yoktur. Fakat bazı davranışlar insanlarda başka algıların oluşmasına neden olur, o yüzden ağızdan çıkan söze ve davranışlara dikkat etmek gerekiyor.

Tüm bunların dışında bazı isimlerin hal ve tavırları; Muharrem İnce’nin dile getirdiği gibi milletin gönlüne girmek yerine tamamen türbine oynadığı, siyasi ikballeri dışında memleket kaygısında olmadıkları, ikballerini gerçekleştirmenin dışında bir gayret, çaba sarf etmedikleri ayan beyan fark ediliyor. Ne zaman tribün kuruluyor en önde, ne zaman emek var ortada yok.

Bu özellikleri taşıyan en belirgin isimlerden biri Süleyman Solmaz, kendisini Başkan Danışmanı olarak sıfatlandırıyor. Aynı zamanda Başkan Baraner ‘in listesinde yer alan Gül Solmaz’ın eşi. Kongrede ise divan başkan yardımcısı olarak tribünde yerini aldı.

Kongre öncesi süreçte ve sonrasında yaşananlara bakıyorum da Başkanın işi zor.

Anlayacağınız, “Memleket Ayağa Kalkıyor” sloganı ile büyük kurultaya hazırlanan partinin Antalya ayağında ileride kamuoyu ve seçmen üzerinde olumsuz etki yaratabilecek 5 parmağın beşini geçmez ufak tefek sorunlar var.

Bu sorunların giderilmesi için Başkan Baraner ’in kendisine yardımcı olacak, kişilerin değil partinin bekasını düşünerek, onu doğru yönlendirebilecek iyi bir danışmana ihtiyacı var, mümkünse güvenebileceği; bağımsız bir danışman…

Yeni bir parti…

İlçe başkanları ve tüm üyeler heyecanlı bu denli küçük sorunlar olacaktır. Olası bir erken seçimde zaman da sınırlı, umarım kısa zamanda çözülür. Böylelikle Memleket Partisi Türkiye ve Antalya siyasetinde hakkettiği yere ulaşır.

Demokrasi; çok sesliliktir” anlayışından yola çıkarak; Memleket Partisi, Türkiye siyasetine yeni bir renk katmıştır. Başarıya ulaşması demokrasiye ve çok sesliliğe inanan her yurttaşın temennisidir.

Artısıyla eksisiyle gerçekleşen kongrede Başkan Baraner, ısınma turlarını bitirmiş kongrede yaptığı etkileyici konuşma ile de kitleleri harekete geçirebilecek, enerjiye ve yeteneğe sahip olduğunu tüm partililere ve Antalyalılara gösterdi.

O artık üyelerinden güven oyu almış, seçilmiş bir başkan…

Hüseyin Bey’in Antalya için koymuş olduğu vizyon taktire şayan, bu neden ile başarıya ulaşmasını en içten dileklerimle temenni eder, görevinde başarılar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Deniz Demirel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akdeniz Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akdeniz Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akdeniz Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akdeniz Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Seda Hususi - Chp gibi değil.Bence antalya da 2 yada 3 belediye alır.

Antalya büyüksehir belediye si ve ekibinden uzak durup.onlarla birlikte olmazsa ilk secimde Antalya dan iyi oy alır memleket partisi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ağustos 20:17
06

Yörükoğlu Ali - Hiç kimse parti emekçilerinin emeklerini hiçe sayamaz onların sırtından prim yapamaz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 15:18
04

Kepez - Memleket Partisi emekçilerin partisi patronaj takımı istemiyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 15:13
03

Memleket Sevdalısı - Kimse bu memlekette gönül veren insanları yok sayamaz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 15:08
02

Memleket Gönüllüsü - Memleket sevdalısı insanlar istiyoruz makam peşinde koşanları istemiyoruz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 15:07


akdeniztelgraf.com Reklam Alanları

Aylık 365₺'den başlayan fiyatlar ile sizleri bekliyor...

+90 (532) 553 36 59
Reklam bilgi

Anket Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?