Şeref ekmek bulamazken, şerefsiz budu!

Merhaba sevgili dostlar, sevgili Antalyalılar...

Kurban bayramınız mubarek olsun, aileniz ve sevdiklerinizle nice mutlu ve huzurlu bayramlar geçirmenizi temenni ederim.

Antalyalıları rahatsız eden konuların birikmesi ve halkın beklentilerinin artması, hatta büyük beklentilerin yerle bir olduğu hayal kırıklıkları hasebi ile bazı hususları değerlendirmek istedim.

Okuyucularım bilir bazı konular üzerine hemen tepki ve reaksiyon vermek yerine bir süre bekler sonuçlarını görmek isterim.

Atamalar üzerine pek konuşmadım bekleyip görmek istedim bakalım neler olacak diye...

İYİ Parti İl Başkanı Ahmet Aydın'nın EKDAĞ AŞ'yi kadrolarıyla birlikte istiyoruz! diye bas bas bağırdığı skandal açıklamaları hatırlıyorsunuzdur.

Ne büyük bir talihsizlikti...

Başkan Aydın, seçim öncesi yaptığı sayısız talihsiz açıklama ve tutumlar ile siyaseten o göreve uygun olmadığını pekiştirmiş oldu. Nitekim Ahmet Bey benim nazarımda da duruşu ve vatandaşa verdiği ilk intiba ile İYİ Parti İl Başkanlığı koltuğunu haketmiyor. Şimdi beni eleştirenler olacaktır fakat şahsi görüşümü beyan etmemde bir sakınca görmüyorum.

Tabi ki sonuç itibari ile karar İYİ Parti seçmeni ve yönetiminin bileceği iş, kendisini temsil edecek kişi ve kadroları seçmen ve yönetim kendisi belirler. Sonuç itibari ile temsilci kişi o partinin ve siyasi yapının aynasıdır.

Lafı uzatmadan konuya girelim, EKDAĞ kadroları ile birlikte İYİ Parti'ye Başkan Aydın'ın isteği üzerine verildi.

Verildi de ne oldu?

EKDAĞ işletmesinde bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesisleri'nde vatandaşın faydalandığı uygun ücret tarifesinde tüm kalemlere yüzde 100 ZAM!

Vatandaşlardan gelen tepkiler üzerine konuyu araştırdık, şirket yetkilisi Kenan Bey ile iletişime geçtim. Kenan bey çiçeği burnunda bir yönetici, yanlış bir söylemde bulunmamak için konuyla ilgili bilgi alarak geri dönüş yapacağını bildirdi. Aradan iki gün geçti ve beni arayarak kendisinin bile inanmakta zorluk çektiği bir açıklama yapmak durumunda kaldı.

O açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Değişken piyasa koşullarında alım yapılan kalemlerde gerçekleşen fiyat artışları" yaklaşık yüzde 100 oranında fiyat artışına sebebiyet oluşturdu.

Tebessüm ederek cevap verdim:

"Allah aşkına Kenan bey, bir bardak çayın maliyeti ne kadar ki? Ayrıca yönetim değişmeden önce çayın alım fiyatı ile yönetim değiştikten sonra ki alım fiyatı arasında nasıl bir artış var? Siz eski alım fiyat listesi ve yeni alım fiyat listesini size zahmet bir mail atında bir incelemede bulunalım. Vatandaş mı yoksa sizler mi haklısınız bir değerlendirmede bulunalım."

Kenan Bey, gülümser bir tavırla; "İnanırmısınız Deniz bey geçmişe dair hiç bir evrak yok" ifadelerini kullandı.

Son olarak bir soru sordum; bu fiyat artış politikasından Başkan Muhittin Böcek'in haberi var mı? Yoksa EKDAĞ yönetim kurulunun almış olduğu bir karar mı?

Kenan Bey;

"Biliyorsunuz ki yeni atanmış bir yöneticiyim. Bu konu hakkında bilgim yok. Yanlış birşey söylemek istemem"

Çiçeği burnunda yönetici Kenan beyi bu kadar terlettikten sonra daha fazla üstüne gitmeyerek görüşmeyi sonlandırdım.

Skandalların ardı arkası kesilmeyen, personele uygulanan mobbing ile sık sık gündeme gelen, yönetim kadroları üzerlerinde bin bir türlü şaibelerin bulunduğu Antalya Ulaşım AŞ'ye gelelim.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin en kıymetli şirketi ve elde ettiği gelir ile diğer şirketlerinden ayrılan Antalya Ulaşım AŞ'nin başına flaş bir kararla Deniz Filiz atandı. Deniz hanım aynı zamanda şirketin genel müdürlük görevinide üstlendi.

Yönetimde iki önemli isim daha Cansel Çevikol Tuncer, iyi bir hukukçu ve aynı zamanda Başkan Böcek’in sağ kolu diğer isim Songül Başkaya, mobbing  konularını araştırmış gündeme taşımış iyi bir gazeteci…

Antalya Ulaşım AŞ’de bir yönetim zafiyeti var. Toplu ulaşım ücretlerine gelen ZAM’da bu zafiyetin en büyük göstergelerinden biri gibi duruyor.

Deniz Filiz isminden birçok kesim umutluyken malesef Deniz Hanım beklentilere cevap veremeyerek zayıf kaldı.

AK Parti kadroları ile enteresan bir ilişkisi var. Ben hayretler içerisinde izliyor, gözlemliyorum. Son olarak Deniz Hanımın bu işi kotaramayacağı kanısına vardım.

Nitekim Antalya Ulaşım kurtlar sofrası… Deniz Filiz gibi hanımefendi bir kişiliğin kurtlar sofrasında söz sahibi olması çok zor görünüyor. Bu zayıflık yakın zamanda kendisini de koltuğunu da rahatsız eder.

Bence Antalya Ulaşım AŞ’nin Yönetim kurulu başkanlığına Ali Fidanlı’yı, genel müdürlük görevine de Hayrettin Akpınarı, İnsan Kaynaklarına Cüneyt Çakmakkaya’yı, Kamil Kaba’yı da ortaya serpiştirin olsun bitsin.

Boşuna ne görüntü yapın ne de yer kaplayın!

İnsanlar konuşuyor;

“Ali babanın bir çiftliği var. Çiftliğinde inekleri var. Mao Mao diye bağırır. Çiftliğinde Ali Babanın”

Cansel Hanım ise iyi bir hukukçu olmasına rağmen Antalya Ulaşım AŞ’de yapılan hukuksuzlukları nasıl görmüyor yâda nasıl görmezden geliyor? Hayretler içerisinde izliyorum.

Hatta bu en son bir müdür müsveddesi tarafından kumpas kurularak iki personelin işine son verilmesinden sonra geri dönüşleri ile ilgili alınacak reaksiyonu çok merak ediyorum.

Songül Başkaya ise beni geçen süre içerisinde çok şaşırttı. Songül Hanım AK Parti döneminde personele uygulanan mobbing uygulamalarını gündeme sık sık getirir, bu konularda derin araştırmalar yapardı. Hatta isim isim kimlerin yaptığını ve personele reva görülen zulme tepki gösterirdi.

Bugünlerde sessizliğini koruyor. Düne kadar eleştirdiği, sayısız yazı ve manşet attığı olayların yaşandığı Antalya Ulaşım’da yönetim kurulu üyesi ama mobbingçi olarak adlandırılan isimler görevlerinin başında, onlara karşı sessiz ve sükûnetini koruyor. Mobbing devam ediyor ve buna göz yumuluyor!

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere…

Sayın Başkan Böcek mümkün oldukça her fırsatta geçmişle hesaplaşmayacağız vurgusu yapıyor. Hatta Mevlana’nın meşhur bir ifadesi “Dün Dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” diye atıfta bulunuyor.

Sayın Başkan siz dediğiniz gibi geçmişle hesaplaşmayın, fakat yetimin, mazlumun, fakir gurabanın bugüne kadar gasp edilen haklarının, usulsüz ve yönetmeliğe aykırı uygulamaların, mobbing mağdurlarının, tüyü bitmemiş yetimin hakkını elindeki konumu ve yetkiyi kullanarak yiyenlerden hesap sorun.

Siz yine geçmişle hesaplaşmayın amma hak edene hak ettiğini yaşatın. Sizden beklenen hesaplaşma değil, hesap sormanızdır..!

Yoksa siz böyle nezaketle bu işi götürmeye devam ederseniz;

  • Sürgünden döndürdüğünüz tiyatro oyuncularına şube müdürünüz “ben yazı filan anlamam” sizi yine de oyuncu olarak değil, farklı alanlarda değerlendireceğiz diyebilme cesaretini kendisinde görür.
  • Mobbing ve kanunsuz uygulamalar yüzünden adı meclis toplantılarının gündemine kadar giren Hayrettin Akpınar gibi isimler yeni aldığınız 85 personele “siz büyük torpillisiniz, güneşte yanmaya hazır mısınız” diyebilme cesaretini kendisinde görür.
  • Sizi destekleyenleri de kendinizi de küçük düşürür. Siz ve ekibinizden büyük umutları ve beklentileri olan kesimleri hayal kırıklığına uğratırsınız.

Sonra biri çıkar Reis Bey, size meydan okur:

“Kılıcım keskin iner muhterisin boynuna, Aklım mızrak olur dilim zehir zemberek, Kıvılcım teslim olur kurşun yemiş sırtıma, Sabrım tutsak olur, Bin şükür çekerek…”

Demem o ki...

Şeref ekmek bulamazken, Şerefsiz budu götürdükçe ciğer aney içim yanıyor.

Selam ve Dua ile

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Deniz Demirel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akdeniz Telgraf Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akdeniz Telgraf hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 553 36 59
Reklam bilgi

Anket Antalya'da toplu ulaşım ücretlerine yapılan zam hakkında ne düşünüyorsunuz?