Ölünün arkasından konuşulmaz

 Deniz Demirel

De mortuis nil nisi bonum, Türkçe "Ölünün arkasından kötü konuşulmaz." anlamına gelen Latince bir ifadedir.

Bu söz, ilk kez Antik Yunanca 'da kayda geçmiştir. Yunan mitolojisine göre, MÖ 600 civarında yaşamış Spartalı Chilon 'un söylediği rivayet edilir. Ölen kişinin kendini savunamayacağını vurgular.

Yunan olmadığım için bu geleneğe yabancıyım...

Hoş, burada kastedilen vefat etmiş biri de değil, ölüden kastım siyaseten ölümü gerçekleşmiş bitkisel hayatta siyasete devam eden bir Belediye Başkanı...

Uzun zamandır yazmak istiyordum fakat yoğunluktan ancak vakit bulabildim.

Şimdi kiminizin sende taktın bu herife diye homurdandığını duyar gibiyim. Ancak Konyaaltı'nda yaşayan bir vatandaş, gazeteci olarak ilçede yaşananlara karşı biraz fazla duyarlıyım.

Yoksa kimseye taktığım filan yok.

Ama aynı şeyi Semih Esen için söyleyemem, herif bana takmış durumda...

Öyle ki son iki köşe yazımı savcılığa şikayet edecek, meclis oturumunda yalan, yanlış bilgiler ile şahsıma iftira atıp hakaret edecek kadar. Gözü dönmüş sanki...

Korkmuyor da değilim hani :P, malum kamuoyunda "Levyeci Başkan" diye namı yürüyor.

TOKAT

Neyse lafı fazla uzatmadan Başkan Esen'i temsil eden Av. Mesut Özderin'in yaptığı şikayet üzerine ifademizi verdik, Kovuşturmaya Yer Yoktur (KYOK) kararını aldık.

Ne diyelim Adalet yerini buldu...

Sayıları azalmış olsada hala memlekette işini layıkıyla yerine getiren savcılar, hakimler varda; biz gazeteciler özgürce yazmaya, eleştirmeye devam ediyoruz.

Mesut Bey'in Semih Esen adına 4 yıl içinde hakkımda yaptığı ikinci şikayet.

İkisinden de sonuç alınamadı...

Bir türlü o uzlaşma masasına beni oturtamadılar.

Esen'e tavsiyem; almış olduğunuz KYOK kararlarında sayfalarca belirtilen "DERS" niteliğindeki gerekçeleri, babanızdan yediğiniz ilk "TOKAT" gibi anımsayarak kulağınıza küpe yapmanız!

Bir şey yaparken de yapmadan önce o TOKAT 'ı hatırlamanızdır.

Çünkü bazı eylemlerin sonuçları farklı sonuçlar doğurabilir, her zaman benim kadar anlayışlı ve adil bir insana denk gelmeye bilirsiniz.

ÖVGÜ

"Şimdi benim CHP'li belediye başkanlarını övmem siyaseten kendi lehlerine mi aleyhlerine mi olur bilmiyorum?" şeklinde bir cümle ile başladı bizim hikayemiz...

Semih Esen'in Mehmet Metiner ile buluşmasını ilk sosyal medyadan duyurmuştum, Esen cenahı ayağa kalkmıştı.

Vay efendim olur mu öyle şey...

Her gün CHP'lilere çeşitli TV kanallarında küfürden öte sözler sarfeden, AKP'li Mehmet Metiner ile Semih Esen'in ne işi olur?

İftira atıyorsun, yalan haber, tetikçilik yapıyorsun falan filan...

Meslektaşlarımızdan bile eleştiri almıştım. Bünyamin Tokmak konuyla ilgili köşe yazısı bile yazmıştı.

Ayrıca, Antalya'da meslek büyüklerinden biri olan Mehmet Talay, "Varsa ispatın belgen koy ortaya açıkla ismini, ilk ben perişan edeceğim bunları, aksi taktirde bu paylaşım şantaj yapmaktır." demişti.

Sonra haberi yaptığımda; çıktı her şey ortaya ama kimsenin ağzını bıçak açmadı.

Mehmet Talay demişken; sevgili Talay sosyal medya hesabından bir belediye başkan yardımcısının 200 bin Euro rüşvet istediğine dair bir ses kaydından bahsetmişti, seçim satına girildiğinde o arkadaşı perişan edeceğini dile getirmişti.

Neredeyse adaylar belli olacak hala bir ses soluk yok!

Sevgili Talay, "perişan edeceğim" sözünü ağzına pelesenk etmiş ama tecrübe edince gördüm ki pek etkisi yok görünüyor.

Neyse, konu başka...

Mesele temelinde AKP'li bir ismin CHP'li bir isme övgüsü değil! Eleştirinin özünde bu zihniyetin CHP'li bir isim ile aynı masada ortak bir payda da buluşabilmesi yatıyordu.

Çünkü aynı Mehmet Metiner, "Recep Tayyip Erdoğan bu hükümetin sahibir. Recep Tayyip Erdoğan siyasi hareketimizin lideridir. Ama anayasa öyle demiyormuş. Sevsinler sizin anayasanızı ya. Anayasa vesayetin son kalesidir. Onu da paramparça edeceğiz merak etmeyin. 12 Eylül faşist anayasasını paramparça etmezsek namert olalım." ifadelerinin sahibi idi.

Peki Cumhuriyetçi ve Atatürkçü insanların yaşadığı CHP'nin kalelerinden biri olan Konyaaltı'nda Belediye Başkanı Semih Esen, Mehmet Metiner gibi bir ismin övgüsüne mazhar olacak ne yapmış olabilirdi?

Çok da önemli değil, CHP'li bir Başkanın sadece bu zihniyete sahip birine "merhaba" demesinin utancı bile partililere yeter diye düşünüyorum.

KURBAN

Başkan Esen, Eylül ayı Meclis Toplantısı'nda "Karanlıkta göz kırpmayacaksınız" diye bol keseden atıp tutuyordunuz.

Konyaaltı'nda yaşanan skandalları dile getirdiğim için hakaret ediyor, iftira atıyordunuz.

İlçede imar skandallarını dile getirdiğim için hem gazetecilik mesleğini hemde şahsımı itibarsızlaştırmaya çalışıyordunuz...

Peki ne oldu? Benim dile getirdiğim sorunların 10 katı büyüklüğünde Sayıştay raporları, verileri ortaya çıktı.

Bir ara salona şöyle seslendiniz; Ben zaten bu görevi bırakacağım ama birilerinin siyasi kurbanı olarak değil. Makul olan süre 2 dönemin sonunda...

Tabi bu keskin sözler, Kemal Kılıçdaroğlu 'nun kurultayda kazanacağı yönündeki hesaplar doğrultusunda söylenen sözlerdi.

İlçe ve il kongresi süreçlerinde hayasızlıklarınız da ortada idi. Ancak evdeki hesap, çarşıya uymadı...

Siz görevde olduğunuz sürece güzelim Konyaaltı'na KASAP oldunuz ama net bir şekilde ifade etmek gerekirse sizden KURBAN olmaz!

Yani hiç heveslenmeyin sizden MAĞDUR çıkmaz.

Zannetmeyin Kemal Bey kaybettiği için aday gösterilmeyeceksiniz...

BAŞARISIZ ve bu ilçeyi KATLETTİĞİNİZ, CHP'ye, Antalya'ya güzelim KONYAALTI'na YAKIŞMADIĞINIZ için yoksunuz!

Başarısızlığınızı, iki yüzlülüğünüzü, sebebiyet verdiğiniz skandalların hepsini bir kenara bıraksak; Anayasa 'yı paramparça edeceğiz diyen zihniyetin övgüsüne mazhar olduğunuz için yoksunuz!

Sadullah Ergin'in Atatürk'ün Çankaya'sından aday gösterildiği gibi Antalya'nın kalbine; Konyaaltı'na saplanmış bir hançer gibi vicdanları sızlatıyorsunuz.

Bu nedenle yoksunuz! Olmamalısınız...

HESAP

Kamuoyunu bilgilendirmek adına ifademde köşemde yazdıklarımdan bir adım geri atmadım; ne söylediysek ne yazdıysak o...

Semih Esen, mal bulmuş mağribi gibi böğüre böğüre sen önce şu kripto para işini açıkla dedi.

Göğsümüzü gere gere açıkladık!

Sonra biz, maçanız yiyorsa siz ve ekibiniz yazdıklarımızı açıklayın dedik.

Ses, soluk kesildi!

Oysa susmayacağım, bundan sonra ne söylenirse aynı şekilde karşılık vereceğim, kendimi savunacağım demiştiniz (?)

Bekliyoruz...

Ayrıca konu soruşturma aşamasında olduğu için detay veremiyorum. Bakalım siz, benim yaptığım gibi söylem ve eylemlerinizden geri adım atmadan ifadenizi verebilecek misiniz?

Şimdi herkes merak ediyor tabi ne ifadesi bu diye; De mortuis nil nisi bonum. (Ölünün arkasından konuşulmaz.)

Yunan değilim ama cambaz ipte, balık dipte gerek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Deniz Demirel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akdeniz Telgraf Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akdeniz Telgraf hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Akdeniz Telgraf editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akdeniz Telgraf değil haberi geçen ajanstır.



Anket Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen tekrar aday gösterilirse oy verir misiniz?
Tüm anketler