Büyükşehir’e Faturası 1 milyon 700 bin TL

ANTALYA ULAŞIM’da personele uygulanan baskı iddialarını dile getiren Deniz Demirel ile Genel Sekreter Yrd. Ahmet Cilavdaroğlu arasındaki restleşmenin...

Büyütmek için resme tıklayın

ANTALYA ULAŞIM’da personele uygulanan baskı iddialarını dile getiren Deniz Demirel ile Genel Sekreter Yrd. Ahmet Cilavdaroğlu arasındaki restleşmenin Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne faturası yaklaşık 1 milyon 700 bin TL olabileceği düşünülüyor.

Demirel, AK Parti İl Başkanı İbrahim Ethem Taş’ın yönetim kurulu üyesi olduğu ve Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Antalya Ulaşım A.Ş.’de hafif raylı sitem hattında çalışan Otogardan-Havalananına kadar 200’ün üzerinde Güvenlik personeline uygulanan baskı iddialarını gündeme taşımıştı.

Demirel, 2 Nisan 2018 tarihinde yayınlanan KHK’nın sözde kadro ile taşerondan Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya İnsan Kaynakları A.Ş. bünyesine geçirilen taşeron işçilerin bütçe görüşmelerine 1 ay kala sözleşme yenilenerek, Antalya Ulaşım A.Ş.’ye geçirilmek istenmesi ve birim yöneticilerinin personel üzerinde baskı uygulamalarına kayıtsız kalmamıştı.

Deniz Demirel yapmış olduğu açıklamada;

“Bu süreçte ilgili makamlar ile görüşüldü, konu ilgili makamlara aktarıldı. Bu baskıya maruz kalan bir çok arkadaşta kendi imkanları ile konuyu ilgililere iletti. Fakat sonuç alınamadı. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yrd. Ahmet Cilavdaroğlu’nun son olarak personel ile yaptığı toplantıda Şartlar bu, çalışmak isteyen çalışır, çalışmak istemeyende çeker gider söylemi ile personele tehditkar tutumu personel arasında bardağı taşıran son damla oldu.” ifadelerini kullanarak hukuken ne gerekiyorsa yapılacak demişti.

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yrd. Ahmet Cilavdaroğlu‘nun personel ile yapmış olduğu o toplantıda sarf ettiği o sözler:

“Şartlar bu, çalışmak isteyen çalışır, çalışmak istemeyende çeker gider.”

Yargıtay, o sözleri şöyle değerlendirdi: İşveren veya işveren yetkilisinin işçiye veya aile üyelerine karşı saygısız davranışları da işçiye tazminatını alarak işten ayrılma hakkı verir. İşçinin, yapılan hakaret nedeniyle iş sözleşmesini haklı feshi ve işverenin işçiyi kovması, işçiye kıdem tazminatını alarak işten ayrılma hakkını vermektedir.

Yargıtay’ın bu konudaki kararlarından bazıları şöyle:

Demirel, konu ile ilgili yapmış olduğu açıklamada;

“Mevcut yargıtay kararlarına göre, Ahmet Cilavdaroğlu personel ile yapmış olduğu toplantıda yaklaşık 40 kişiye bu sözleri sarf etti. Fakat kastettiği personel sayısı 75’dir. Bu personeller içerisinde 12 yıldır hizmet veren insanlar var. Toplam personellerin çalışma süreleri ortalaması yaklaşık 7 yıl, bu personellerin haklı nedenler ile kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etme hakları var. Bu durum hukuki bir boyut kazandığı taktirde Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne maliyeti yaklaşık 1 milyon 700 bin TL‘nin üzerinde bir rakamdır. Böyle bir durumda Ahmet Cilavdaroğlu bireysel hataları yüzünden o kadar insanın çalışma hüviyetlerini ellerinden almak ile birlikte, kamuyu zarara uğratmış bir bürokrat konumuna düşeceğini düşünüyorum. Bu durumun siyasi boyutunu düşünemiyorum bile.” ifadelerini kullandı.

“Bakın, herhangi bir hak sahibinin hakkı gasp edilirken, buna seyirci olarak duran kişi dilsiz şeytandır.Gücün yanında yer alan ve zulüm altında inleyen insana destek vermeyen, hak sahibine hakkını vermeyen, vermeye aracı olmayan, bunun için mücadele etmeyen, zalim ve diktatör olanlara; sen zalimsin demeyen kişi dilsiz şeytandır.

Ben şahsen kendi adıma konuşmam gerekirse, bana baskı sökmez! Benim Allah’tan başka kimseden korkum yok. Ben hep Hakk’ı tutacağım. Fakat şunu çok iyi biliyorum ki; DÜRÜST olmak başınıza gelecek en büyük beladır, ama fark etmez 2(iki) saniye sonrasına garantimizin olmadığı bir hayatta FIRILDAK olmaya değmez. Bu yüzden dürüstlük belası benim başımın tacıdır.

Ben dün neysem bugün de oyum. Ben yapmam gerekeni yaptım, bugün olsa yine yapardım. Bundan sonrada yapmaya devam edeceğim. Ben her zaman haklının yanında, doğru olanı yaparım.

Ben arkama dönüp baktığımda; başımı öne eğeceğim, utanacağım yada yastığa başımı koyduğumda vicdanımı rahatsız edecek bir şey yapmadım. Bu güne kadar ne yaptıysam ve söylediysem sonuna kadar arkasındayım, pişman da değilim.” dedi.

Demirel, “Seçim yaklaşıyor. Bugün sıradan bir vatandaş olarak, Türkiye’yi ve Antalya’yı yönetmeye talip siyasilerin ve bürokratların da aynı onurlu bir duruşa, haysiyete sahip olmasını beklerim. Söylemler ile yapılanlar birbirini tutmalı. Selahaddin Eyyubi‘nin dediği gibi ‘İman sahibi kişi, asla haksızlığa sabredemez’ iman sahibi olduğunu iddia eden kimselerin kendilerini bu noktada sorgulaması lazım” ifadelerini kullandı.

05 Mart 2019 Antalya- Gündem 111 Okunma



Yorum yazarak Akdeniz Telgraf Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akdeniz Telgraf hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 553 36 59
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?